Kişisel Gelişim Rehberi | Eleştirmenin Pekiştirilmesi

Eleştirmenin Pekiştirilmesi

Eleştirmenin Pekiştirilmesi

Kendinize yönelttiğiniz eleştirel ifadeler hem olumlu hem olum­suz biçimde pekiştirilebilir. Gariptir ki, eleştirmen bir yandan sizi alaşağı ederken bir yandan da sorunlarınızı görmenize ve belli bazı temel gereksinimlerinizi, sınırlı da olsa karşılamanıza yardım eder. Aşağıda eleştirmenin kimi gereksinimlerinizin karşılanmasına nasıl yardım ettiğine ilişkin örnekler verilmiştir.

Eleştirmen İçin Olumlu Pekiştirme

Doğru olanı yapma gereksinimi. Her bireyin aklında davra­nışlarını düzenleyen kural ve değerlerden oluşmuş oldukça uzun bir Üste vardır. Tehlikeli dürtüleri denetleyen bu kurallar çoğu zaman yararlıdır, yaşama yön verir, düzen sağlarlar. Ahlaka uygun olanı ve olmayanı tanımlayarak bir çerçeve çizerler. Otorite figürlerine, dostlara, cinselliğe, paraya b. karşı tavrımızın ne olması gerektiğini belirlerler. Bu içsel kuralları bozduğunuzda, yaşam karmaşık bir r.al alır ve özgüveninizi yitirirsiniz. Eleştirmen kurallara uymanıza vardımcı olur. Bir kuralı çiğnediğiniz ya da buna yeltendiğinizde, eleştirmen size ne kadar yanlış yolda ve kötü olduğunuzu söyler. Öyle patırtı yapar ki, “doğru olanı yapmaya” çalışırsınız. Biri şöyle iemişti: “Yalana, aldatmaya, tembelliğe sapmamam için eleştirme­nim bana destek oluyor. Buna gereksinimim var.”

Kendini iyi hissetme gereksinimi. Size beş para etmediğinizi söylediğinde bile, eleştirmen geçici bir süre için, kendinizi dahadeğerli hissetmenize ve kabul etmenize yardımcı olur.

1. Özgüven.
Eleştirmenin geçici bir süre için kendinizi daha değerli duyumsamanıza yardımı iki yoldan gerçekleşir. Bu yollar­dan biri, sizi başkaları ile karşılaştırmak, diğeri de mükemmeliyetçi ölçütler koymaktır.

Karşılaştırma işi şöyle gerçekleşir: Eleştirmen sizi zeka, başarı, para kazanma becerisi, cinsel çekicilik, sevimlilik, sosyal yeterlilik, samimiyet gibi hemen her alandaki özellikleriniz ve nitelikleriniz bakımından sürekli olarak değerlendirir. Çoğu zaman kendinizi bir başka insana göre bir kaç boyutta daha yetersiz hissedersiniz. Böyle olduğunda özgüveniniz darbe alır. Ama arada bir de kendinizi daha çekici, daha zeki ya da sıcakkanlı bulursunuz. Bir an için büyük doyum sağlarsınız. Sık olmasa da böyle bir doyum pekiştirici olur. Eleştirmeninizin yaptığı karşılaştırma değişken oranlı kalıba göre pekişir. Başka bir deyişle, karşılaştırmalann çoğunda kendinizi daha yetersiz bulursunuz, ama arada bir daha üstün olduğunuzu hissedip doyum sağlamanız, karşılaştırma işini alışkanlık haline getirir.

Eleştirmenin kullandığı ikinci bir yol da çeşitli alanlardaki ba­şarınızı, olağanüstü yüksek ölçütlere göre değerlendirmektir. İşte, aşkta, evde, anne baba rolünde, sosyal yaşamda, ev işlerindeki dav­ranışlarınızla ya da bir spor takımındaki konumunuzla eleştirmenin beklentilerini karşılamanız çok zordur. Çoğu kere eleştirmenin istek­lerini karşılamakta başarısız olur ve kendinizi yetersiz hissedersiniz. Ancak çok nadir de olsa bir keresinde herşey mucizevi bir şekilde yerli yerine oturur. Katıldığınız bir grupta art arda eğlenceli fıkralar anlatmış olmanız, evle ilgili bir sorunu mutlu sona erdirmenizle aynı zamana rastlar. İşte o zaman, eleştirmeni değişken ölçülü kalıba uygun biçimde pekiştirirsiniz. Hemen her zaman onun çok yüksek ölçütlerine göre yaşar, binde bir de kendinizle barışık olursunuz. Eleştirmen mükemmel olmanızda ısrarlıdır, çünkü kendinizi mükem­mel bulduğunuz o kısacık sürede, çok büyük doyum sağlarsınız.

2. Eleştiren anne baba tarafından kabul görme duygusu.
Bu gereksinimi karşılamak üzere kendi eleştirmeniniz size anne ba­banızla işbirliği halinde saldırır. Anne babanız bencil olduğunuzu düşünüyorsa, eleştirmeniniz de öyle düşünür. Cinsel davranışla­rınızı onaylamıyorlarsa, eleştinneniniz de sizi ahlaksız bulur. Size salak, şişko, tembel ya da başarısız gibi etiketler yapıştırmışlarsa, eleştirmeniniz de size aynı adlarla seslenir. Ne zaman eleştirmeniniz anne babanızın olumsuz yargılarına uyan bir yargı ortaya koysa,onlara daha yakın olur, kendinizi de daha güvenli, kabul görüyor ve seviliyor olduğunuzu hissedersiniz. Bakış açınız onlarınkiyle aynı olunca, ait olma ve duygusal açıdan güven duygusunu yaşarsınız ki, bu da kendi eleştiren sesinizi pekiştirmenize yol açar.

Başarma gereksinimi. Eleştirmen, belli hedeflere doğru dört­nala koşmanız için sizi kırbaçlar durur. Özgüveninize saldırılarda bulunur. O hafta üç satışı gerçekleştirmediniz mi? O halde tembel, yetersiz, ekmeğinizi kazanamıyorsunuz. 35 ortalamayı tutturama- dınızsa üniversite size göre değildir. Yetersizliğiniz, aptallığınız ortadadır. Burada eleştirmeni pekiştiren etken, güdülendiğinizde hedeflerinize varmanızdır. Satışları yapar, kitapları devirirsiniz. Sizi bir işi bitirmeye her yönlendirişinde, eleştirmenin yıpratıcı saldırıları pekişmiş olur

Eleştirmen İçin Olumsuz Pekiştirme

Acı veren duyguları denetleme gereksinimi. Eleştirmen, acı veren duygularınızın azalması ya da tümüyle yok olmasına yardım ettiğinde sesi fazlaca pekişir. Gerçi, uzun dönemdeki etkisi özgüveninizin aşınmasıdır, ama eleştirel içe dönük konuşmanın kısa dönemdeki etkisi acı veren duyguları hafifletmektir. Aşağıda, eleştirmenin daha az suçluluk, korku, öfke ve çöküntü duymanıza nasıl yardım ettiğine ilişkin örnekler veriliyor.

1- İyi değilim, kötüyüm değersizim duygulan.
Her insan yüre­ğinin derinliklerinde kendi değerinden kuşku duyar. Özgüveniniz düşükse, bu kuşkular öyle büyür ki, iç dünyanızın büyük bölümü yetersizlik ve umutsuzlukla dolar. Çok acı veren bu yetersizlik duygusundan kurtulmak için elinizden geleni yaparsınız. Burada, eleştirmen işe karışır ve erişilmeyecek ölçüler koyarak size yardımcı olur. Ona göre, altı ayda bir terfi etmeniz, gurmelere layık yemekler pişirmeniz, günde üç saat çocuğun ödevine yardım etmeniz, eşinizi tam anlamıyla mutlu kılmanız ya da bir edebiyatçı kadar düzgün ko­nuşmanız gerekmektedir. Bu ölçütlere uymak olanaksızdır. Ancak, eleştirmen sizi mükemmel olmaya iterken, artık kendinizi o kadar yetersiz ve umutsuz hissetmezsiniz. Bunun yerine, kendinizi her şeyi yapabilecek güçte duyumsarsınız: Daha çok çalışır, kendinizi daha çok zorlarsanız, kendinizi değiştirirseniz her şeyi başarabile­ceğinizi hissedersiniz.

2- Başarısızlık korkusu.
Daha yaratıcı bir işe girmeyi düşünen birkadın eski işinin güvenli ortamından ayrılma düşüncesi nedeniyle gerilmeye başladı. Eleştirmeni imdadına yetişti. “Bu işi yapamazsın. Kovulursun. Yaratıcılığın yeterli değil bir kere. Yetersizliğini hemen fark ederler,” dedi. Bu kendini reddeden düşüncelerden oluşan yaylım ateşi nedeniyle kadın bir yıl daha yeni iş girişimlerine son verdi ve kaygıları hemen azaldı. Geriliminde azalmaya yol açtığı için eleştirmen pekişti. Değişimlerin ve riske girmenin yarattığı kay­gılara karşı korunmada eleştirmen çok işe yarar. Kendinize olan güveninizi, planladığınız değişiklikten sizi vazgeçirecek kadar çok sarstığında duyduğunuz rahat ama onun pekişmesine yol açar.

3- Reddedilme korkusu.
Reddedilme korkusunu denetlemenin bir yolu da bunu sürekli bekleyerek herhangi bir sürprize yer bırakma­maktır. Eleştirmen zihin okur: “Senden hoşlanmayacak. Sıkıntıdan patlıyor. Seni o komitede istemiyorlar. Yaptığın işi beğenmedi. Sev­gilin surat ediyor, demek ki, ilgisi azaldı.” Eleştirmen zihin okuyarak sizi bir sürprizle karşılaşmaktan korumaktadır. Böylelikle, herhangi bir başarısızlık, reddedilme ya da yenilgi ile karşılaştığınızda, o kadar fazla incinmezsiniz. Eleştirmenin zihin okuması değişken oranlı kalıba göre pekişir. Arada bir, herhangi bir incinme ya da reddedilmeyi doğru olarak sezer. Bu sezgi çokça acıya karşı sizi duyarsızlaştırdığından onun zihin okumayı sürdürmesi pekişir.

Reddedilme korkusuyla baş etmenin bir diğer yolu da önce kendinizi reddetmenizdir. Eleştirmen, tüm kusur ve eksiklikleriniz için saldırıya geçtiğinden size artık hiç kimse, bilmediğiniz, yeni bir şey söyleme olanağı bulamaz. Bunu 38 yaşındaki bir bankacı şöyle açıklamıştı: “Boşandıktan sonra kendimi yenik düşmüş hisse­diyordum. Bunu dile getirmek beni koaıdu. Kimsenin bana yenik düştüğümü söylemesi gerekmezdi, çünkü ben bunu zaten kendim söylüyordum.” Aynı duyguyu tanınmış bir ozan da şöyle açıkladı: “Yaptığım işi küçümsersem, sanki sihirli bir biçimde bunu başka­larının yapması önleniyordu. Hep böyle hissettim.” Başkalarınca eleştirilme konusundaki kaygınızı hafifletiyorsa, kendinizi eleştirme tutumunuz pekişir.

4- Öfke
Sevdiklerinize karşı duyduğunuz öfke korkutucu olabi­lir. Öfkelendiğinizin farkına vardığınızda çok fazla kaygılanırsınız. Bu kaygı ile baş etmenin bir yolu, duyduğunuz öfkeyi kendinize çevirmektir. Başarısız olan, kavrayamayan, hataları nedeniyle soru­nu yaratan kendiniz olursunuz. Eleştirmen, saldırısını sürdürdükçe kaygınız azalır. Artık bir başkasını incitme, hatta daha da kötüsü, başkalarını sizi incitecekleri kadar çok kızdırma riskinden kurtu­lursunuz.

5- Suçluluk
Eleştirmen, sizi cezalandırarak suçluluk duygunuzla baş etmenize yardım eder. İşlediğiniz günahı size ödetmektedir. Bencil, aç gözlü, duyarsız olduğunuzu sürekli yüzünüze vurduğunda bir rahatlama duyar, hatta o günahı hiç işlememiş gibi olursunuz. Eleştirmenin gözlem odasında oturup yaptığınız haksızlıkları ekran­da izledikçe suçluluk duygunuz dağılır. Özgüveninize eziyet etmesi o berbat suçluluk duygusunun üstesinden gelmenize yaradığı için eleştirmenin sesi bir kez daha pekişir.

6- Düş kırıklığı
 “Bütün gün yedi hastaya bakıyorum. Alışveriş yapıyor, yemek pişiriyor, oğlumun odasından gelen, bangır bangır gitar sesine katlanıyor, mutfak masasının üzerini kaplamış faturalarla uğraşıyorum. Böyle zamanlarda hep kendime yüklenirim. Aptalca kararlarımı düşünür, öfke duyarım. Bu yaşamı seçenin kendim ol­duğunu, evliliğimi bitirdiğimi, hiç bir şeyi değiştiremeyen korkağın biri olduğumu söylerim kendime. Bir süre sonra sakinleşir, yatmaya giderim.” Bunlar 36 yaşındaki bir yoğun bakım hemşiresinin sözleri. Olumsuz duygularda bir nebze hafiflemeye yol açtığı için eleştiren sesin nasıl pekiştiğini fark ettiniz mi? Kendine yöneltilmiş öfke, yorucu bir gün, gürültülü bir ev ve birikmiş faturalann yarattığı kaygının neden olduğu gerginliği hafifletmektedir. Eleştirmeni ken­dinize öfke duymak için kullanmaktaki gizli amacınız, düş kırıklığı ve yüksek düzeydeki olumsuz duyguları azaltmak olabilir. Bu strateji ne denli başarılı olur ve gerilim ne denli azalırsa, eleştirmenin sizi hırpalaması da o derecede pekiştirilmiş olur.

Eleştirmenin temel gereksinimlerinizi karşılamanıza bulunduğu katkının örnekleri pek çoktur. Bu örneklere bakarak eleştirmeniniz hakkında düşünüp, onun saldırılarının nasıl pekiştiğini görebilirsiniz. Kendinize saldırmanızın işlevlerini fark etmeyi, bunların bir yandan sizi incitirken bir yandan da nasıl yardımcı olduklarını görmeyi öğrenmeniz çok önemlidir. Hemen şimdi eleştirmenin olumlu ve olumsuz pekiştirilmesi listesini yeniden gözden geçirin ve size uyan her maddeyi işaretleyin. Eleştirmeninizin hangi gereksinimlerinizi karşılamanıza yardımcı olduğunu ve saldırılarının nasıl pekiştiğini belirledikten sonra, sıradaki adıma geçebilirsiniz: Eleştirmeninizi yakalamak.

VN:F [1.9.22_1171]
oy: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
Eleştirmenin Pekiştirilmesi, 5.0 out of 5 based on 1 rating